Murathan MUNGA “Paranın Cinleri”

Paranın Cinleri

Çocukluk, yakın akrabalar, Mardin, kitaplar, müzikler, sevgiler, eski fotoğraflar…

 Çok sevdiğim hocamın tavsiyesi ile okuduğum bu kitabın altını çize çize helak oldum.

Paranın Cinleri, on metnin bir araya gelmesiyle oluşmuş otobiyografik bir anlatı. Hayatının farklı bölümlerinden aldığı, birkaç yaşam parçasını güzelce yoğurup bize sunuyor. Geçmişle somut bağ ise fotoğraflar. Bu kişisel anıların bu kadar güzel anlatılmasına hayran kaldım. Kitabın ilk başlarında çocukluğunun Mardin’inden bahsediyor. Öyle güzel tutkulu ve derin bir sevgiyle anlatıyor ki etkilenmemek elde değil. Mardin’in hava sıcaklığını anlatırken sanki o sıcağı hissediyorsunuz. Gine şehirdeki adliye binasıyla hapishane binasını yan yana olmasın anlatırken, sanki kırgın ve öfkeli gibi anlatıyor. Aile yapısı hayalleri ve özellikle babasına dayalı anlattıkları düşündürücü ve derin…

O fotoğraflar bizim olmadığımız zamanları aktarır bize. Tanımadığımız yakınlarmızı. Bizi beklemeden gidenleri. Biim yaşadıklarımız gerçek, onların yaşadıkları masaldır sanki. Onların duruşları, pozları, bakışları, gülüşleri, giysileri, takıları, üstleri başları başka türlü büyüler bizi. Bu fotoğrafların çekildiği yerlerin ayrıntıları, hem bilmediğimiz bir geçmişin kapılarını açar bize hem de ölümün gizine değgin özel işaretlermiş gibi görünür. Fotoğraflar yitirilmiş anları belgeler. Yitirilmiş anlar, zaman ile ölüm arasında en kısa yoldur. Elbette adını böyle koyamayız o yaşlarda ama, bunu bir duygu olarak, bir önsezi olarak derinlemesine yaşarız.

fb51fa_0c01f2229e6b40a6bf402fcc02153044mv2.png

…Biz büyüdükçe, o fotoğraflar da yeni anlamlar, yeni tarihler edinir. Kimi eski öykü parçacıkları, yeni kavrayışların ışığında yepyeni anlamlar kazanır; ya da daha önceden bilmediğimiz, yeni duyduğumuz, ya da öğrenmemize ancak şimdi izin verilen kimi yeni bilgilerle birleşerek, toprak altından çıkarılan kırık parçaların birbirine eklenerek gövdeyi bütünlemesi gibi, yepyeni bir görünüş, yepyeni bir varlık kazanır. Aynı fotoğraflar gözlerimizin önünde sır değiştirir. Hikâyeler derinleşir. Pus ve ışık, aynı gölgeler üzerinde yer değiştirir. Gözlerini korumayanların zamanla bakacak fotoğrafları da kalmaz. Albümler kadar gözlerimizi de korumamız gerekir, diye düşünürüm.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.